Kasım 28, 2022

COVID-19 İle Soğuk Algınlığı, Grip ve Alerjik Rinit Nasıl Ayırt Edilir?

Bu dört durum da hastalarda başta burun akıntısı, boğaz ağrısı, öksürük ve hafif ateşe yol açabilir. Fakat nezlenin en sık görülen sebebi soğuk algınlığı virüsüdür. Alerjik rinit ise ateş yapmaz. Kişi bahar aylarında geçmişte de olan alerji şikayetlerine (sık hapşırma, burun kaşıntısı, sulu burun akıntısı, öksürük) sahipse ve kendini bu anlamda biliyor ise zaten virütik hastalıklardan endişe etmesine gerek yoktur. Fakat alerjik rinit hastasının şikayetlerine ateş, yoğun öksürük, kas ağrısı, baş ağrısı ve halsizlik eşlik ediyor ise ve geçmişte benzer şikayetleri yaşamamış ise mutlaka doktora viral hastalıkların ayırıcı tanısı için başvurmalıdır. Alerjik rinitte ateş, yoğun kas ağrısı ve boğaz ağrısı olmaz.

(Alerjik rinit ile COVID-19’un ayrımına ilişkin videomuzu aşağıda izleyebilirsiniz.)

Soğuk algınlığında nefes darlığı olmaz
Soğuk algınlığında ise çoğunlukla 4-5 günde iyileşmeye başlayan boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı yine sulu burun akıntısı, baş ağrısı ve çok yüksek olmayan ateş görülüyor. Soğuk algınlığında nefes darlığı olmaz, kas ağrısı çok çok hafiftir ya da hiç yoktur. Kişinin başka bir akciğer problemi yok ise hastalık aşağı inip akciğer enfeksiyonuna yol açmaz. Verilecek şikayet giderici ilaçlar, biraz dinlenme ve bol sıvı alımı ile hastalık birkaç günde iyileşme sürecine girecektir. Grip ise biraz daha ağır seyreder. 38 derece üzerinde ateş, baş ağrısı, yoğun kas ağrısı ve bitkinlik, sık sık kuru öksürük çoğunlukla vardır. Ama burun tıkanıklığı sulu burun akıntısı veya sık hapşırma yok denecek kadar azdır. Grip virüsü de akciğerde ölümcül olabilecek zatürreye sebep olabilir. Birbirine çok benzeyen ancak basit farklarla ayrıştırılabilen bu dört rahatsızlıkta gerektiğinde yapılacak basit hızlı test ile tanı hemen konulabilir.
Kaynak

NEZLE DE KORONAVİRÜS BELİRTİSİ OLABİLİR!

Koronavirüs salgınının belirtilerinden söz eden Op. Dr. Serkan Gökpınar, ‘Grip, nezle ve koronavirüs birbirine sıkça karıştırılan hastalıklar. Nezle; burun akıntısıyla başlayarak, halsizlik yaratır. Grip; baş ağrısı, boğaz ağrısı, kas ağrılarıyla birlikte, yüksek ateş görülen üst solunum yolu enfeksiyonudur. İnsandan insana bulaşan ve hızla ilerleyen koronavirüs enfeksiyonunda; yüksek ateş, geçmeyen kuru öksürük, koku ve tat almada sıkıntı yaşama, nefes almada güçlük görülmektedir. Koronavirüsün mutasyona uğramasıyla beraber, nezle ve burun tıkanıklığı ile polikliniğe başvuran hastalarımızda covid 19 enfeksiyonu tespit ediyoruz. Bu nedenle; burun tıkanıklığı, burun akıntısı, nezle belirtilerini yaşayanlarında uzman hekime başvurmalarında fayda var’ dedi.
Kaynak

Burun Akıntısı Nasıl Geçer? Burun Akıntısı Covid Belirtisi Mi?

Özellikle de pandemi döneminde birçok kişinin aklında ‘’Burun akıntısı Covid belirtisi mi?’’ sorusu yer edinmektedir. Koronada hem burun akıntısı hem de burun tıkanıklığı görüldüğü için burun akıntısı durumunda ondan da şüphelenmek gerekebilir. Covid-19 için bilinen diğer belirtileri ise şu şekilde sıralayabiliriz:
Kaynak

Corona mı? Soğuk Algınlığı mı? Alerji mi?

Türkiye’de Corona virüs saptanan hastalar arttıkça hastalığın belirtileri ile ilgili kaygı ve endişeler daha da artacak gibi görünüyor. Alerjik nezlesi olan kişiler alerjen madde ile karşılaştıklarında hapşırdıkları, öksürdükleri için çevresindekiler tarafından Corona virüs enfeksiyonu zannedilebilir. Hele önümüzdeki 3-4 ayın alerjik nezle mevsimi olduğu düşünülürse bu durum önemli bir boyut kazanabilir. Nezle birçok hastalığın ortak belirtisidir, yalnızca Corona virus hastalığının belirtisi olarak algılanmamalıdır. Soğuk algınlığı, alerjik rinit, grip ve gündemimiz olan Corona virüs enfeksiyonu nezle tablosuna neden 4 ayrı hastalıktır. Nezle tablosunun en sık nedeni soğuk algınlığı, en sık ikinci nedeni ise alerjik rinittir. Toplumumuzun dörtte birinde alerjik rinit vardır ve bunların önemli bir kısmında çayır-çimen polen alerjisi vardır. Önümüzdeki 3-4 ay boyunca çayır ve çimen polenlerinin havada çok miktarda bulunacaktır. Dolayısı ile alerjik rinitli hastalarımız bu dönemde nezle tablosunda oldukları için Corona virüs olarak etiketlenebilirler.
Kaynak

Hem Covid Hem Grip

Virüs, genellikle yakındaki enfekte bir kişi öksürdüğünde hapşırdığında veya konuşarak havaya damlacıklar gönderdiğinde sizinle temas kurar. Birbirine yaklaşık 1,5 metre mesafedeki insanlar arasında kolayca yayılır. Enfekte bir kişi, kendini hasta hissetmese bile bu damlacıkları yayabilir. Virüs üzerinde virüs bulunan kapı kolu gibi bir nesneye dokunduktan sonra size bulaşabilir. Ama bu o kadar yaygın değil. Bunu bir buz dağına benzetebiliriz. Hastalığın büyük çoğunluğu asemptomatik yani hastalık belirtilerini göstermeyenlerde görülmektedir. Virüs vücuda girdiğinde, genellikle burnunuzu, sinüs boşluğunuzu ve boğazınızı kaplayan hücrelere yerleşir. Çoğu insan için kaldığı yer burasıdır. Semptomlar genellikle bunu takip eder. Ancak virüs sağlıklı hücreleri istila edip çoğalmaya başladığından iki haftaya kadar hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz. Herhangi bir belirti göstermezseniz bile bunu başkalarına ulaştırabilirsiniz.

Bağışıklık sisteminiz COVID- 19’u ilk haftada bastıramazsa virüs akciğerlerinize inebilir. Orada alveolleri döşeyen hücreleri saldırır. Sıvı ve mukus birikir ve kanınıza oksijen gitmesini zorlaştırır. Nefes almak zorlaşıyor. Bu bir zatürreedir. Çoğu insan bir veya iki hafta içinde iyileşir. Ancak daha uzun süredebilir. Akut solunum sıkıntısı sendromunda (ARDS), COVID- 19 pnömoniniz hızla kötüleşir ve vücudunuzun tepkisi akciğerlerimize daha fazla zarar verebilir. Kanınıza oksijeni aktaran küçük, hassas hava keseleri, alveoller, iltihap ile dolmaya başlar. X ışınları ve akciğer tomografisi taramaları akciğerinizin büyük bölümünün hiç hava almadığını gösterebilir. Kanımızdaki oksijen seviyeleri tehlikeli bir şekilde düşer ve muhtemelen nefes almanıza yardımcı olması için bir vantilatöre solunum makinasına ihtiyacınız olacaktır diyen Prof. Dr. Salih Emri, vücudumuzun hangi bölgelerinin nasıl etkilendiğimizi de tek tek anlattı.Bağışıklık Sistemi SorunlarıÇoğu doktor aşırı bir bağışıklık tepkisinin COVID-19‘un daha ciddi sonuçlarına neden olduğunu düşünüyor.

Sitokin adı verilen kimyasal sinyalleme ajanlarının seviyeleri o kadar yükselir ki bağışıklık hücreleri sağlıklı dokulara saldırmaya başlar. Buna ‘Stokin Fırtınası’ denir. Düşük tansiyon, organ yetmezliği ve kan damar hasarı gibi ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Kalp SorunlarıDoktorlar, COVID- 19’lu kişilerde özellikle ağır hasta olanlarda bir dizi kalp sorunu fark ettiler. Aritmi (düzensiz atımlar), kardiyomiyopati (kalp kasının iltihabı), akut kalp krizi, vücudunuz troponin adı verilen yüksek seviyelerde bir protein salgılar bu normalde kalbiniz hasar gördüğünde olur. şok kalbin vücudun içinde yeterince kan pompalayanmadığında meydana gelir Kan Damarlarında Sorunlar COVID- 19, kan damarlarınızı kaplayan hücrelere saldırabiliyor.

Kalp sorunlarının yanı sıra, felç veya pulmoner emboliye yol açan kan pıhtılarına da neden olabiliyor. COVID-19 ile ciddi şekilde hasta olan kişilerin kanlarında genellikle doktorların D-dimer dedikleri çok daha fazla pıhtılaşma, yıkım ürünü, madde bulunur. Beyin ile İlgili Sorunlar COVID-19, nöbetler de dahil olmak üzere sinir sisteminde de sorunlara neden oluyor gibi görünüyor. Beyindeki şişlik veya merkezi sinir sisteminin iltihaplanması nedeniyle olabilir. Beyninizle bağlantılı olabilecek diğer semptomlar;
Kaynak

Alerji ve Koronavirüs Hastalığı “COVID-19” – Grip, Soğuk, Algınlığı

Son günlerde ülkemizde  Koronavirüs Hastalığı “COVID-19”e bağlı artan vaka sayıları, aralarında alerji hastalarının da olduğu birçok hastada kaygılara neden olmaktadır. Özellikle ısınan havalarla birlikte ortamda artan polen ve akar miktarları alerjide tipik olarak görülen, burun, göz ve solunum şikayetlerinin ortaya çıkmasına neden olmakta, hastalarımız bu bulguları Yeni Koronavirüs Hastalığı “COVID-19” belirtileri ile karıştırabilmektedir. Nezle, gerçekten de soğuk algınlığı, alerjik nezle, grip ve gündemimizde yer alan Yeni Koronavirüs Hastalığı “COVID-19”enfeksiyonunun ortak belirtilerindendir.
Kaynak

Koronavirüs, Yeni Koronavirüs ve Belirtileri, Tedavisi

Mevcut aşılar, vakalarının yaklaşık yüzde 99’undan sorumlu olan baskın varyant delta da dahil olmak üzere, dolaşımdaki varyantlara karşı hala yüksek düzeyde koruma sağlasa da, virüs ne kadar çok yayılırsa, değişmesi için o kadar çok fırsatı olacak. Ve bir gün, elimizdeki mevcut araçlardan kaçınma yeteneğine sahip yeni bir varyantta ortaya çıkabilir. Sağlık uzmanları, bu senaryoyu önlemenin en iyi yolunun aşı olmak ve SARS-CoV-2’nin yayılmasını yavaşlatmak olduğunu söylüyor.
Kaynak

Delta Virüsü Belirtileri Nelerdir?

Delta varyantının hızla bulaşması endişe verici olup aşılanmamış kişilerde hastanede tedavi gerektirmektedir. Tek doz aşılamada sınırlı koruma sağlanan Delta varyantı ikinci doz aşı olan kişilerde daha fazla koruma sağlandığı tespit edilmiştir. Aşı olan kişilerde semptomlar daha hafif seyir gösteriyor ve boğaz ağrısı, burun akıntısı ve baş ağrısı gibi belirtiler gösterebiliyorlar. Aşılanmamış olan kişilerin hastanede yatma oranları tam doz aşısını olmuş kişilere göre daha fazla olduğu görülmektedir. Aşı olan kişilerde hastalık seyri daha hafif geçtiği hastaneye yatırılma oranlarının daha düşük olduğu bilinmektedir. Aşılar hafif enfeksiyonlarda %100 koruma sağlayabiliyorken aşılanmamış kişilerde koronavirüs kaynaklı ağır hastalıkların %97’ si görüldüğü ve aşıların önemi konusunda bilgi veriyor. Aşıları tam doz uygulatıp maske ve mesafe kurallarına uyan kişilerin Delta varyantına karşı daha korunaklı olabileceğini unutmayalım. Sağlıklı günler dileriz.
Kaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.