Aralık 8, 2022

Kanser ve Ozon Tedavisi

Hastalar ve hasta yakınları tarafından sıkça başvurulan yardımcı tedavi yöntemlerinden bir tanesi de ozon tedavisidir. Ozon tedavisinin kanser tedavisinde etkinliğinin olup olmadığı gün geçtikçe daha çok sorgulanmaktadır. Ozon tedavisinin etki mekanizması göz önüne alındığında, özellikle kemoterapi ve radyoterapi gören hastalara ozon uygulamasının birkaç yönden hasta yararına sonuçlar doğuracağı açıktır. Birincisi ozon tedavisi immun sistemi destekleyerek insan vücudunun kanser hücreleri ile savaşma kapasitesini ciddi düzeyde artırır. İkincisi, dokuların kanlanmasını ve dolaşımını düzenleyerek kemoterapi ve radyoterapinin etkinliğini artırır. Bilindiği gibi her iki tedavi yönteminin etkili olabilmesi için kanser dokusunun iyi düzeyde kanlanması gerekmektedir. Üçüncüsü, kanser dokusunda ortaya çıkan (hipoksi-oksijen yetersizliği) sorununun çözümüne yardımcı olarak kanser hücrelerinin metastaz (başka bölgelere göç etme) kapasitelerini düşürür. Dördüncüsü kemoterapi ve radyoterapiden kaynaklanan yan etkilerin (yorgunluk, bitkinlik, saç dökülmesi, karaciğer hasarı, radyoterapiden kaynaklanan yara ve cilt yanıkları vb.) azalmasına destek olur.
Kaynak

KANSER VE OZON TEDAVİSİ

2004’de Oxford Üniversitesi, İspanyadaki bir kanser araştırma enstitüsünün ozon tedavisi ile ilgili çalışmalarını bildirmektedir. Baş ve boyun tümörleri olan ve tedavisi mümkün görülmeyen 19 hastaya radyoterapi ile birlikte kemoterapi (12 hastaya) ve radyoterapi ile birlikte ozon tedavisi (7 hastaya) uygulanmıştır. Radyoterapi ile birlikte intravenöz ozon tedavisi uygulananlar, diğerlerinden ortalama on yıl daha yaşlı olup tümörleri de daha çok ve daha ileri aşamada idi. Fakat ozon grubunda ortalama yaşam süresi diğerlerine oranla daha uzun olmuştur. Sonuç olarak kanserde ozon tedavisinin daha çok araştırılmasına karar verilmiştir.
Kaynak

Ozon tedavisi ve kanser

Ozonun kanserde etkili olduğu fikri ise; 1919 yılında Dr. William F. Koch’un, kansere tek bir toksinin sebep olduğunu ve hastalığın bu toksinin giderilmesiyle önlenebileceği veya geri döndürülebileceğini iddia etmesiyle gündeme gelmiştir. Bunu başarmak için Dr. Koch, hastalarda kas içine enjekte edilebilen glioksilit adlı bir oksijen bileşiği geliştirdiğini iddia etmiştir. Ancak sonraları glioksilit tedavisinin “kanserin tanısı, tedavisi, hafifletilmesi ya da iyileştirilmesi açısından hiçbir değerinin olmadığı” raporlanmış, hatta teorik fiziksel kimyacıların çalışmaları Koch’un iddia ettiği kimyasal yapının var olmasının mümkün olmadığını göstermiştir.

Nitekim Dr. Koch da glioksilitin ne üretim sürecini ortaya koymuş ne de varlığını göstermiştir.Günümüzde ozon tedavisinin kanserde etkili olduğunu iddia eden pratisyenlerin inancının temelinde ise esas olarak, Dr. Otto Warburg’un kansere ilişkin teorileri yer almaktadır. 1930’larda, solunum enzimleri üzerindeki araştırmaları nedeniyle 1931 yılında Nobel Ödülüne layık görülen Dr. Otto Warburg kanser hücrelerinin solunum hızının diğer hücrelerden daha düşük olduğunu keşfetmiştir. Bundan, kanser hücrelerinin düşük oksijenli ortamlarda büyüdüğü ve dolayısıyla oksijen düzeyinin artırılmasının bunlara zarar vereceği hatta öldürebileceği çıkarımında bulunmuştur.

Ancak o günden bugüne sağlanan teknik ilerlemelerle, ortamda daha fazla oksijen olsa bile bu durumun, kanser hücrelerinin yok olmasına neden olmadığı gösterilmiştir. Ayrıca yöntemin vücuttaki tüm hücreler için enerji artışı sağladığı, antioksidan üretimini teşvik ettiği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği iddia edilmiştir. Ancak bu iddiaların da bilimsel kanıtları yoktur.
Kaynak

Ozon Tedavisi Nedir, Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Ozon tedavisinin en sık kullanıldığı hastalıkların başında fibromiyalji gibi otoimmün hastalık olarak adlandırılan bağışıklık sistemi hastalıkları gelir. Otoimmün hastalıklarda vücut kendi doku ve hücrelerini yabancı hücre olarak algılar ve bu hücrelere yönelik saldırı ve savunma gibi bağışıklık yanıtları ortaya koyar. Bu durumda vücudun etkilenen dokularında bir dizi iltihabi reaksiyon gerçekleşir ve hastalık tablosu ortaya çıkar.

Yaygın görülen otoimmün hastalıklardan biri olan fibromiyalji varlığında sıklıkla yaygın kas ağrısı, kronik yorgunluk, uyku bozukluğu, dil ve hafıza gibi bilişsel işlevlerde gerileme ve duygudurum dalgalanmaları gibi belirtiler görülür. Genç yetişkinlerde daha ağır semptomlarla seyreden ve kişinin yaşam kalitesini büyük oranda azaltan bu hastalık tablosunu bütünüyle ortadan kaldıracak bir tedavi yöntemi mevcut değildir ancak semptomların azaltılması, yaşam kalitesinin ve kişinin işlevselliğinin korunması amacıyla bazı girişimler uygulanır.
Kaynak

Kanser Hastalarında Ozon Tedavisi

Vücudunda kanserli bir hücre bulunan bir hasta, hangi kanser evresinde olursa olsun hem ilerisi için tehlike altındadır hem de vücudunda hala düzgün çalışan bazı sistemler bulunmaktadır. Örneğin meme kanseri olan bir kadının vücut sistemleri mükemmel bir işleyişe sahip olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, kanserde istisna ya da erteleme diye bir şey yoktur.
Kaynak

Kanserde Ozonterapi Tedavisi

Kanserde Ozonterapi TedavisiOzon immün sistem aktive edici etkisinden dolayı kanserde tamamlayıcı tedavi olarak kullanılmaktadır.Biyolojik reaksiyonlarda aktivasyon sağlayarak vücudun zinde ve dirençli olmasını sağlar.Kanser ve radyoterapinin kişilerde oluşturduğu yan etkilerin de en az seviyeye inmesinde etkin rol oynamaktadır.

Nobel ödülü sahibi bilim adamı Dr. Otto Warburg çalışmalarında oksijen ve ozon ile ilgili şunları belirtmiştir:

– Kanserde temel neden olarak oksijensiz bir yaşamın neden olması

– Vücutta bulunan tümörlerin nedenleri arasında oksijenin de var olması

– Ozonun bağışıklık sisteminde rol aldığı

– Kemoterapi ve radyoterapi yan etkilerinde azaltıcı rol alması

Kanserde ozonterapinin faydası nedir?

– Tümör hücrelerini yok ederek bunun yanında bağışıklık sistemini de güçlendirir

– Kemoterapi ve radyoterapi nin yan etkilerinde azalma sağlar

– Bağışıklık sistemini güçlendirir
Kaynak

Ozon tedavisi nedir?

Ozon tedavisinin alerjiler, yaralar, enfeksiyonlar, dermatolojik sorunlarda kullanıldığı bilinmektedir. Metabolik hızı artırarak yağ yakımına yardımcı da olmaktadır.

Otoimmün bozukluklarda, dolaşımı iyileştirmede, kanserde destek olmak için de ozondan yararlanılmaktadır.Ozon doğal bir gazdır. Sağlıktaki pek çok alanda ozon tedavisi destek olarak kullanılmaktadır. Ozon tedavisi yara iyileşmesi, beyin, kalp dolaşımı bozuklukları, kanserde tamamlayıcı tedavi yardımı, bazı metabolizma hastalıkları, enfeksiyonlarda direncin artırılması, anti-aging, halsizlik durumları, cilt hastalıkları, zona ağrıları, kronik kolitler, görme sorunları, bazı nörolojik hastalıklarda destek, fibromiyalji, uyku-apne sendromu, kronik böbrek ve akciğer hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları, stresle mücadele, selülit, alerjiler alanında kullanılır.
Kaynak

Kanser ve Ozon – Antalya Ozon Klinik – Ozon Tedavisi Antalya

Vücudumuzda trilyonlarca hücre var ve her gün bunlardan 5000 kadarı kanserleşme yönünde bir adım atıyor. Fakat saglikli insanların bağışıklık sistemi bu farklılaşan hücreleri tespit ederek, daha yılanin başı küçükken ezme misali, aninda parcaliyarak yok ediyor.Sadece disardan gelen mikroplarin degil icimizde olusan hucre farklılaşmalarını da fark eden bağışıklık sistemimize kanserden korunma acisindan da cok sey borcluyuz. Bu yüzden, bağışıklık sistemi zayıf veya çökmüş insanların enfeksiyonlara acik olmasi bir yana, kansere yakalanmalari da cok kolay olabilir. Maalesef ki kanser ilaçlarinin yan etkileri tam da bunu sağlıyor.

Kanserli dokuyu oldurmek icin verilen ilaclar (ki bunlar saglam vücut hucrelerine de zarar veren, ozellikle kemik iligi gibi bagisiklik sistemimizin ana kaynagini baskilayarak, bagisiklik sistemini çökerten ve dolayisiyla vucudumuzun kanserle kendi savasini olumsuz etkileyen bir tedavi sekli) bizi kanserin kendisinin yaptigindan daha hasta hale getiriyor.Vucudumuza verilen bu ilaclar biraz daha yuksek dozda verilirse olumumuze yol acabilir.

Her kanser vakasi, malesef kemoterepiden fayda gormuyor ve gormedigi gibi kemoterapi denen tedavi ile daha kotu hale gelebiliyor. Bizler kanser oldugumuz zaman bir onkolog’a (kanser uzmanı) gideriz ve onerilen tedaviye (kemoterapi veya radyoterapi) baslariz. Çunku, elimizde başka, daha az zararlı bir tedavi şekli yoktur. Fakat burada bilinmesi gereken, kanser tedavilerinin yan etkilerini giderebilecek ve kanserde ek tedavi olarak başarıyla kullanılabilen ozon tedavisinin de faydalarından yararlanmaktır.

Ozon tedavisi ve kanser hastalığı biribirine bir el ile eldiven gibi uyumludur. Ozon tedavisinin hiçbir yan etkisi olmadığı gibi kanser ilaçlarını yarattığı, bağışıklık sistemi çökmesi, halsizlik, bitkinlik, şiddetli bulantılar, ve kusma, iştahsızlık ve zayıflama gibi şikayetlerde % 80 e varan azalma yaratarak hastaların kemoterapi ve radyoterapiye daha rahat devam edebilmelerini sağlar.

Kendini daha iyi hissetmenizi ve tedaviye uyumunuzu kolaylaştırırken aynı zamanda tümörlü dokunun oksijen içinde yüzdürülmesinden dolayı tümör hücresinin beslenmesini bozarak ve kandaki TNF denilen(tümör öldürücü enzim) enzimin artısını sağlayarak kanserli dokunun parçalanmasına ve dolayısı ile kanser tedavisinin daha başarılı olmasına yol açar. Ama maalesef bu tedavi şekli onkologlarımız tarafından yeterince incelenmediği veya bilinmediği için halen kanser hastalarına bu tamamlayıcı tedavi şeklini önermiyorlar ve böylesine önemli bir ek tedaviden insanları mahrum bırakabiliyorlar. Insanlar birçok nedenden dolayı oksijen yetersizliği çekebiliyor.

Örneğin uzun süre hava kirliliğine maruz kalma, sigara içme, hareketsiz yaşam,stres,akciğer ve kalp damar hastalıkları, uygunsuz gıdalar, derin nefes alamamak ve yetersiz egzersiz gibi. Nobel ödülü sahibi Dr. Otto Warburg ,kendisine iki kez Nobel ödülü getiren çaışmasında kanserin temel nedeni olarak oksijensiz yaşamı gösteriyor. Dr. Warburg’a göre vucuttaki onkojenler, stres, kirlilik ve radyasyonun yanında, oksijensizlik gibi faktörlerle de birleşerek kanseri başlatabiliyor. Yani hücrelerimizdeki oksijen yetersizliği, kansere yol açtığı düşünülen önemli bir faktör. Dr. Warburg, o zaman şöyle bir ifade kullanmıştı; kanserin tek ve nihai nedeni ‘anaerobiozis ‘( oksijensiz yaşam) dır.

Normal hücreler oksijene gereksinim duyarlar, fakat kanser hücreleri oksijensiz yaşayabilir. Dr. Warburg herhangi bir embriyodan alınman normal hücrelerin labrotuar tüpünde oksijensiz yaşamaya zorlandıklarında kanser hücrelerinin özelliklerini almaya başladığını gösterdi. Hücreler oksijenden mahrum bırakılınca, en ilkel dönemlerine geri dönebiliyor ve enerjilerini normal bitki ve hayvanların yaptığı gibi oksijenden değil de bunun yerine şekerden almaya basladiklarinda hucre yapilarinin bozulmaya basladigini ve kanserlesmeye dogru bir degisim gecirdikleri biliniyor.

Kanser hücrelerinin çok hızlı üremeleri çok yüksek miktarda glikoz (şeker) kullanımını gerektiriyor ve glikozu laktik asit e dönüştürüyor. Bedenin asitlik derecesi yükseldikçe, hücrelerin oksijen kullanmaları daha da zorlaşıyor. Yine aynı oksijen yetersizliği teorisine göre kanser hücreleri oksijen yönünden zengin bir ortamda varlıklarını sürdüremediğinden, yeterli oksijen sağlanırsa, tümör dokusunun beslenmesinin bozulduğu ve tümör hücrelerinin öldüğü tespit edilmiştir. Oksijen eksikliği kanserin yayılmasını da kolaylaştırıyor. İsviçreli bilim adamları,kanser hücrelerinin anakaynak tümördeki oksijen eksikliğinden kaçarak başka yerlere yerleşmeye yani yayılmaya çalıştıklarını göstermişlerdir. Almanyada ,Tübingen üniversitesinde yakın bir zamanda yapılan bir çalışmada kanserli hücreler oksijen bombardımanına tutularak kanserli dokuda hızlı bir iyileşme olduğu kanıtlanmıştır. Bu bilimsel çalışmalardan sonra kanserin tedavisi ve önlenmesinde oksijenin önemi anlaşılmış ve ozon(süperoksijen)tedavisi önem kazanmıştır. Sağlıklı günler dilegimle.
Kaynak

Ozon Tedavisi ve Kanser

Ozon Tedavisi, kanser tedavisinde tamamlayıcı tedavi olarak uygulanmakta olup bu hususta fayda sağladığı çeşitli yayınlarda gösterilmiştir. Ozon Tedavisi ile sağlanan güçlü bağışıklık sistemi ve doku oksijenizasyonu, kanser hücrelerinin büyümesinin yavaşlamasını sağlayabildiği gibi bu tedavi ile metastas olasılığının düşürülmesi amaçlanır. Ozon Tedavisi ile kişiye saf oksijenden elde edilen maddenin uygulanması sayesinde, kandaki oksijen düzeyi artarak vücuttaki bütün hücrelere oksijen, çok daha etkin bir şekilde ulaştırılır. Bu durum ise hücrelerin yenilenmesini ve güçlenmesini sağlar. Bu çoğalma işlemi, kanser hücrelerinde gelişmez. Bunun yanı sıra; Ozon Tedavisi vücut direncinin ve bağışıklık sisteminin güçlendirilmesini sağladığından, vücudun kansere karşı mücadele etmesini kolaylaştırır ve kanser tedavisine yardımcı olur. Ozon Tedavisi ile kan dolaşımının iyileştirilmesi sağlandığından kanser tedavisi için uygulanan kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarının etkinliğini artırıcı yönde etki sağlar. Bütün bunların yanı sıra, Ozon Tedavisi, kemoterapi ve radyoterapi tedavilerinin vücutta yarattığı bitkinlik ve organ hasarı gibi olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.
Kaynak

Ozon Tedavisi Ankara

Ozon tedavisinin dokuda oluşturduğu oksijenden zengin ortam sayesinde kanser oluşumunu önleyici bir ortam oluşturduğu düşünülebilir. Ozon tedavisi sayesinde hücre ve dokularda sağlanan oksijenizasyon, kanser hücrelerinin yaşama ortamını ortadan kaldırır. Ozon tedavisi, kanserin ortaya çıkmasından sonraki durumlarda ise yine sağladığı hücre ve doku oksijenlenmesi sayesinde bir yandan hasarlı hücre ve dokularda iyileşme sağlarken diğer yandan sağlıklı hücre ve dokuların güçlenmesine olanak tanır. Ozon tedavisinin bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği de onkoloji bakımından oldukça büyük önem taşımaktadır zira kanser hastalarının bağışıklık sisteminin güçlü tutulması, hastalıkla mücadele bakımından elzemdir. Ayrıca, kanser hastalığının tedavisinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi gibi uygulamaların vücutta yarattığı zayıflık ve yorgunluk da ozon tedavisinin bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi ile ortadan kaldırılabilmektedir.
Kaynak

Pankreas kanserini kemoterapinin yanı sıra ozon ve kupa terapisinin etkisiyle yendi

“Hasta teşhis konduktan sonra kemoterapi tedavisine başlamış, rutin ara kontrolleri, takipleri yapılmakta iken bize ozon ve kupa terapisi için başvurdu. Hastanın rutin tetkiklerini inceledik. Ozon ve kupa terapisi için uygunluğunu değerlendirdik. Herhangi bir sakıncası olmadığı kanaatine varınca hastaya haftada bir ozon terapisi, 6 ayda bir kupa tedavisi uyguladık. Ozon tedavisini 12 seans aldı, kupa tedavisini ise 3 seans uyguladık. Mevcut kemoterapilerine ilave olarak ozon ve kupa terapiyle hastada ciddi anlamda iyileşmeler oldu.”
Kaynak

Ozon Tedavisi İle İlgili Bilinmesi Gerekenler

Ozon tedavisi günümüzde sağlık alanında yaygın olarak kullanılıyor. Ozon uygulamalarının ilk bakışta, her hastada kullanılabileceği düşünülse de, aslında tedavi amacına uygun olacak doz ve sürenin planlanması sanıldığı kadar kolay olmuyor. Tedaviyi düzenlerken önce kişiye zarar vermemek, dozu kademeli olarak artırmak ve doğru konsantrasyonu, metodu ve kombinasyonu uygulamak ozon tedavisinin temel ilkelerini oluşturuyor. Ozon tedavisinin bu alanda deneyimli ekipler tarafından donanımlı merkezlerde uygulanması önem taşıyor. Memorial Sağlık Grubu Medstar Antalya Hastanesi Anestezi ve
Reanimasyon Bölümü’nden Uz. Dr. Halil Fatih Korkmaz, ozon tedavisi hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

Kaynak

Kanserde İşe Yaramayan Alternatif Tıp Tedavileri

Amigdalin, bazen B17 vitamini bazen de letril olarak da isimlendirilmekte, acı kayısı veya badem olarak da bilinen meyvelerin çekirdeklerinde bulunmaktadır. Aşırı tüketildiğinde kanda siyanür zehirlenmesine neden olan siyanojenik bileşiklerdir. Hayatı tehdit edebilecek tansiyon düşüklüğüne, baş ağrısı ve baş dönmesine neden olabilir. Son 40 yıldır kansere karşı çeşitli adlar altında kullanılsa da çalışmalarda etkin olmadığı gösterilmiştir ve birçok ülkede kullanımı yasaklanmıştır.
Kaynak

Ozon Tedavisi I Kanın Ozonla Temizlenmesi I The LifeCo

Ozon sauna, herhangi bir detoksifikasyon programının önemli bir parçası olarak kullanılır. Ter bezlerinin uyarılmasına yardımcı olarak gözeneklerin açılmasına ve ayrıca kan dolaşımının hızlanarak cildin detoks ve temizlik kapasitesinin artmasına katkı sağlar. Ozon sauna, buharın vücudu sarıp ozonun cilt tarafında emilimini sağlar. 40°C’ye varan sıcaklığa ulaşan yoğun ısı, ciltteki gözenekleri açar, bu da ozonun ciltten direk kan dolaşımına, yağ ve lenf dokusuna ulaşmasını sağlar. Lenf dokusunu toksinlerden arındırmak hayati önem taşır ve ozon sauna bunu başarmanın en etkili yollarından biridir.
Kaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.