Aralık 8, 2022

Ozon Terapi

Üç atomlu oksijen molekülünden oluşan ozon , pek çok sağlık sorununda kullanılmaktadır. Ozon terapi,  sıklıkla bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde, bakteri, viral ve mantar enfeksiyonlarında, antioksidan sistemlerini aktive edici etkisiyle antiaging  amaçla, genel metabolizma hızındaki artış sebebiyle kilo kontrolünde kullanılmaktadır. Ozon yaşam süresinin kaliteli bir şekilde uzatılması, daha dinç ve enerjisi yüksek bir hayat için yapılabilecek çok güzel bir destek tedavisidir.Ozon terapinin yararları birçok sorunun giderilmesine de aynı zamanda yardımcı olmaktadır. Güvenli, pratik, etkili ve ucuz olan bu tedaviyle aşağıdaki sorunların çözülmesi mümkün olabilir:
Kaynak

Ozon Terapi Samsun Ozon Terapi Tedavisi

Ozon Terapi Nedir?Ozon, üç tane oksijen molekülünün bir araya gelmesi ile oluşan, O3 olarak bilinen bir gazdır. Atmosferin bizim yaşadığımız tabakalarında, dolayısıyla soluduğumuz havada oksijen molekülleri iki bileşikli, yani O2 formunda bulunur. Soluduğumuz havada bulunmayan ama atmosferin üst tabakalarında kendiliğinden oluşan ozon (O3), jeneratör yardımı ile oksijenden (O2 )’den elde edilmektedir. Ozon kendisine özgü bir kokusu olan, alt atmosfer tabakalarında hızlıca O2 durumuna geri dönen bir gazdır. Ozon iyi bir antioksidandır, iyi bir yüzey dezenfektanıdır. Mantar ve virüsler ozon ile karşılaştığında canlılıklarını kaybetmektedirler. Tıbbi uygulamalarda kullanılan oksijen-ozon karışımı % 3-5 oranında Ozon içerir. Bu karışıma “medikal ozon” adı verilir.
Kaynak

Samsun Ozon Tedavisi – Mehmet Emin ERDEM

Ozon tedavisi, bir rahatsızlığı ya da oluşan yarayı tedavi amacıyla vücudunuza ozon gazı uygulanmasını ifade eder. Ozon gazı, üç oksijen atomundan (O3) oluşan renksiz bir gaz olarak tanımlanır. Bağışıklık sistemini uyarmak suretiyle tıbbi hastalıklar veya rahatsızlıkları tedavi etmek için kullanılabilir. Ozon tedavisi tıbbi ozon karışımı denen %5 ozon ve %95 oksijen gazı kullanarak yapılan tedavidir.
Kaynak

Ozon Tedavisi Nedir, Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Üç oksijen molekülünün birleşmesi ile ortaya çıkan ozon gazı, organik yapıdaki bileşikleri oksitleyerek bozma potansiyeline sahip en güçlü kimyasallardan biridir. Sağlıklı atmosfer yapısını bozan ve solunum yolu ile vücuda alınması durumunda pek çok doku ve organ üzerinde toksik etkiler gösteren bu kimyasal bileşen aynı zamanda virüs ve bakteri gibi zararlı organizmalar üzerinde de etkilidir. Bu özelliğinin keşfinden sonra ilk olarak dezenfeksiyon amacıyla yüzey temizliği gibi alanlarda kullanılan ozon gazı günümüzde ise antiseptik etkisinin yanı sıra ağrı kesici, iltihap giderici ve bağışıklık fonksiyonunu düzenleyici etkileri ile medikal alanda pek çok branşta tercih edilmektedir.Ozon gazı canlı organizma ile temas ettiğinde hızlı şekilde moleküler oksijene ve oksijen radikallerine dönüştürülür. Vücutta hafif düzeyde bir oksidatif strese yol açan bu durum organizma tarafından bir tehdit olarak algılanır. Bunun sonucunda antioksidan olarak adlandırılan savunma sistemlerinde görev alan enzimler uyarılır ve etkilenen bölge oksijenden zengin hale getirilerek toksinlerden arındırılır.
Kaynak

Ozon tedavisi vücudun savunma sistemini harekete geçiriyor

Son dönemde hem yurt dışında hem de Türkiye’de tıbbi tedaviye destek olarak ozon tedavisinin yaygın olarak kullanılmaya başlandığını belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzm. Dr. Eren Yıldırım, “Ozon terapi; uygun doz, endikasyon ve doğru malzeme kullanımı ile bilinen ciddi bir yan etkisi olmayan önemli bir tamamlayıcı ve destekleyici tedavi yöntemidir. Ozonlanmış kan, enjeksiyon bölgesinde lokal uyarıyı başlatır ve böylece vücudun savunma sistemi harekete geçer” dedi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Eren Yıldırım, tıbbi tedaviye destek olarak kullanılan ozon tedavisi ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Uzm. Dr. Yıldırım, ozon tedavisinin özellikle bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklarda tıbbi tedaviye ek olarak etkili ve destekleyici bir tedavi yöntemi olduğunu söyledi. “1520 dakikayı geçmeyen bir işlem” Ozon tedavisinin kişiyi yormadan 1520 dakikada uygulanan bir tedavi olduğunu belirten Uzm. Dr. Eren Yıldırım, “En yaygın uygulama, majör ozon terapi ve minör ozon terapinin birlikte uygulanmasıdır. Majör ozon terapi uygulanmasında tamamen kapalı bir sistemle damar yolundan alınan 100 cc kadar kan, hastalığa uygun ozon dozuyla aynı miktarda ozonla muamele edilerek tekrar hastaya verilmektedir. Bu işlem 1520 dakikayı geçmeyen bir işlemdir. Minör ozon terapide ise hastadan aldığımız kan mikroptan arındırılmış koşullarda ozona dirençli bir enjektörde ozonla karıştırılarak tekrar hastaya verilir. Ozonlanmış kan enjeksiyon bölgesinde lokal uyarıyı başlatır ve böylece vücudun savunma sistemi harekete geçer. Hastalıklara göre seans sayısı değişmekle birlikte genel uygulama haftada 12 seans olmak üzere toplamda 1012 seans, sonrasında hastalığa göre ayda 2, ayda 1 veya 3 ayda 1 gibi uygulama şeklindedir” diye konuştu. “Bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklara destekleyici bir yöntem” Bilimsel çalışmalarda ozon terapinin iyileşme kapasitesi azaltan enflamasyon ve oksidatif stresi azaltmasının yanı sıra Covid19 enfeksiyonunda da etkili olduğunun belirlendiğini vurgulayan Uzm. Dr. Yıldırım, ”Ozon terapi özellikle bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklarda tıbbi tedaviye ek olarak etkili ve destekleyici bir tedavi yöntemidir. Güncel olması nedeniyle Covid19 enfeksiyonu geçirmeden uygulanan ozon terapi uygulamaları hastalığın daha hafif seyirde geçirmesini sağlayabilmekte, yine hastalık sırasında ve Covid19 enfeksiyonu sonrası uygulanan ozon terapiyle de hastalığın tedavisine ciddi katkı sağlanmaktadır” şeklinde konuştu. “Hücre yenilenmesini sağlayıcı tedavi” Hücre yenilenmesini sağlayan bir işlem olması nedeniyle yaşlanmayı geciktirme ve daha genç görünüm için de ozon terapi yaptırabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Eren Yıldırım, “Kas iskelet sistemi hastalıklarında da sıklıkla kullanılmaktadır. Fibromyalji, fibromiyozit, kronik yorgunluk sendromu, belboyun fıtıkları, kas spazmları, eklem hastalıkları gibi durumlarda da klasik tedavilere ek olarak ozon terapiden faydalanarak hastanın kronik ağrılarının giderilmesinde, vücudun kendini iyileştirme kapasitesini artırmasında destek sağlıyoruz. Diyabet hastalığında şeker regülasyonuna katkı sağladığı gibi özellikle diyabetik ayak yaralarında uygulanan ozon terapiyle iyi sonuçlar alınmaktadır. Bunun yanında özellikle iyileşmeyen yaralar, yanıklar, ciddi mantar enfeksiyonlarında da ozon terapi yaygın şekilde kullanılmaktadır. Onkolojik hastalarda tıbbi tedavi yanında uygulanan ozon terapi hastaların hastalığı daha iyi tolere etmesini sağlamakta, günlük yaşam kalitesine olumlu etki sağlamaktadır. Astım gibi akciğer hastalıklarında, alerjik hastalıklarda, damar hastalıklarında, romatizmal hastalıklarda, hepatit gibi karaciğer hastalıklarında ozon terapi yaygın olarak kullanılmakta ve hastalar bu destek tedavisinden çok ciddi fayda görmektedirler” açıklamasında bulundu. “Hiç hastalığı olmayanlarda direnç oluşturabilir” Günümüzde beslenme alışkanlıkları, hareketsiz yaşam, hava kirliliği, toksik yüklenmeler, stres gibi birçok durumda antioksidan ve iyileşme kapasitemizin azaldığını söyleyen Uzm. Dr. Eren Yıldırım, “Ozon terapi hiç hastalığı olmayan bireylerde hastalıklara karşı direnç oluşturmak amacıyla rahatlıkla uygulanabilmektedir. Ozon tedavisinin faydaları ise stres ve yorgunluğu giderir, ödem ve toksinlerden vücudu arındırır. Kronik ağrıların azalmasını sağlar. Kan ve lenf sistemini, dolayısıyla dolaşım sistemini düzenler. Bağışıklık sistemini düzenler, direnci artırır. Yağ dokularının parçalanmasında rol oynayarak sağlıklı kilo vermeyi sağlar” ifadelerini kullandı. “İşlemde kullanılan malzemeler ozon tedavisine dayanıklı olmalı” Ozon tedavisinde hastanın antioksidan kapasitesine göre yüksek dozda ozon verilmesine ya da uygulamadaki farklılıklara bağlı olarak gelişebilen yan etkilerin geçici olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Yıldırım şunları söyledi: “Bakla alerjisi, hipertoidi, masif kanama, yeni geçirilmiş kalp krizi, pankreatit durumlarında ozon alerjisi olanlarda ozon tedavisi uygulamıyoruz. Ozon tedavisinin bilinen yan etkileri baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk olup bu etkiler geçicidir. Bunlarla birlikte ozon jeneratörünün uygun dozajda ozon üretebilen kalibrasyonlarının düzenli takip edildiği bir cihaz olması ve ayrıca bu işlemde kullanılan malzemelerin mutlaka ozona dayanıklı malzemelerden kullanılması gerekmektedir.”
Kaynak

Ozon Tedavisi Samsun

Samsun ozon tedavisi yapan hastaneler, Samsun ozon tedavi merkezi, Samsun ozon tedavi merkezleri,Samsun ozon tedavi fiyatları, Samsun ozon tedavi, Samsun ozon terapi merkezi, Samsun ozon terapi merkezleri, Samsun ozon terapi fiyatları, Samsun ozon terapi
Kaynak

Bir Çok Hastalığa İyi Geliyor: “Ozon Terapi”

Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirip, antioksidan sistemlerini harekete geçiren tedavi yöntemlerinden en çok bilineni hacamat olarak dikkat çekiyor. Hacamatın yanı sıra son dönemde ozon tedavisi de oldukça etkili bir tedavi yöntemi olarak öne çıkmaya başladı.Ozon terapi temelde oksijenin saf, duru bir şekilde, en doğal haliyle insan vücuduna verilmesi ve böylelikle hücrelere daha çok oksijen gitmesi prensibine dayanıyor. Metabolizmayı hızlandıran ozon terapi sayesinde dokuların yaşlanması yavaşlıyor, bağışıklık sistemi güçleniyor, metabolizma hızlanıyor, kilo alımını engellenmesine ciddi destek sağlıyor. Bir anti-aging yöntemi olarak sıklıkla tercih edilen ozon terapi sayesinde bağışıklık sistemi problem olanlar, alerjik rahatsızlıklar yaşayanlar ve yaşlanma hızını yavaşlatmak isteyenler şifa, gençlik ve güç kazanıyor.
Kaynak

Ozon Tedavi Samsun – Fatma Özçankaya

Özellikle diyabetik ayak yaraları gibi yaralar için kullanılan bir yöntemidir.Ozona dayanıklı malzeme ile kaplanıp kapalı alan oluşturulan uzuva ozon gazı verilerek uygulanır. Bu metotla ülserleri, yaraları, açık yaraları, ameliyat sonrası oluşan lezyonları tedavi etmek amaçlanmaktadır. Uçuklarda, ameliyat yaralarında, diyabetik yaralarda kullanılır. Hem yaranın dezenfeksiyonunu sağlar, hem de doku beslenmesini sağlayarak yara iyileşmesini hızlandırır.Ozon gazı eğitimli kişilerce eklem içine enjekte edilir. Bu metot eklem aralığında iyileşmeyi uyararak ağrıyı azaltır. Major otohemoterapi ile kombine edilmelidir.
Kaynak

Son dakika: Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi geleneksel tedavi yöntemleriyle de şifa dağıtıyor

Merkezde, akupunktur, ozon, sülük terapisi ve hacamat gibi tedavi yöntemleri uygulanıyor. GETAT’ta çevre illerden de hastaların randevuları kabul ediliyor.Akupunktur, mezoterapi, sülük terapisi, larva tedavisi, apiterapi, ozon ve hacamat tedavisinin esas uygulama alanları olduğunu söyleyen Öztürk, şöyle devam etti:
Kaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.